THOUSANDS OF FREE BLOGGER TEMPLATES

13 Eylül 2009 Pazar

siyah sandık - bölüm 1 -

karanlığın içinden yükselen ince ve acı dolu ağlayışları duyuyorlardı. içlerine, hiç tatmadıkları şekilde korkular salan bebek çığlıklarıydı bunlar.
ve başka bir taraftan günaha bulanmış kadın kahkahaları yükseliyordu. korktular, hem de çok. tüm bu seslerin yanı sıra, kendi aralarında müthiş bir sessizlik
hakimdi. kalp atışları her saniye biraz daha hızlanıyordu. bir süre o ürkütücü sesleri dinlediler. yüzleri mermer gibi beyaz ve soğuk kesilmişti.
sonra içlerinden biri, diğerlerinin yüzüne teker teker baktı ve "siz de duyuyor musunuz" diye sordu. tam da bu sorunun ardından, hemen arkalarını yaslandıkları
büyük beyaz duvar şiddetle sallanmaya başladı. yer yerinden yarılırmışçasına bir çatlama sesiyle doldu kulakları. çığlık atıyorlardı, kendi seslerini
bile duyamadan. ölüm o kadar soğuktu ki, buzlandı bedenleri. ölümü hissettiler hemen bir soluk ötelerinde. ve koşamıyorlardı, uzaklaşamıyorlardı.
sanki bir şey onları oraya zincirlemişti. dizleri boşaldı ve gözleri yarım görüyordu her birinin. ondan kaçmak için yola çıktıkları, kaderlerinden başkası
değildi bu. bir tanesi son gücüyle bağırdı karanlık gökyüzüne, "ölüm bizi unutmadı". o gün orada dört kişiydiler....

0 yorum: